Siyah saçları İzmir’in…
İşte öyle bir şeydi.
Biraz kalıp gitti.
Hiç gitme demedim.
Yine de gidiyorum dedi.
Dokunsam söylerdi sırrını
kimseyi sevmemenin.
Biraz şarap, biraz gün ışığı
vurdu yüzüne,
sustum.
Eşyalarını topladı
saçlarından sonra.
Değişmiyor sırası
böyle durumlarda susmanın;
çeşidi değişiyor sade.
E yıpranır insanın gözleri
her sevişmede biraz.
Yakından bakmak ağrıtır
geçmişine
bilmediği kadınların.
“Susamak gibi” dedim sevmek
-içimden-
Bir bardakla geçicek sandı
titremesini ellerin.
Aslında serin oluyor buluşacağımız günler
ama niyeyse anlamıyorum
gözyaşı mı bu, ter mi yüzümde biriken.
Gözlerini betimledim kelimelerle,
sustu.
Gitme diyemedim.
Yine de gidiyorum dedi.
Biraz kalıp gitti.
Siyah saçları İzmir’in…
İşte öyle bir şeydi.