Harflerimin çamura battığı
caddelerde öğrendim
sevilmeyi
hep
cumartesi geceleri.
Beyoğlu’nda sokak çocuklarının
vals yapmadığı zamanlardı henüz
ve her caddede katledilen
“hoşçakal”ların cenazesine rastlardık
akşamüstleri.
Küçük bir kız elimi tuttu
– bilmeden –
bir kere.
Ben yine ağlamaya başladım
dilencilere.
…
Hep aynı hikayesi
– işte –
aralık ayının,
hep aynı kafiyeleri…
…
Şimdi
ne zaman sevsem,
yüzünün bir parçası
– beliriyor –
korkuluklarında
şiirlerin…