Ben bu şehrin mavi hayaleti.
En uzun gökkuşağını tırmanırım
yağmurdan sonraları,
ve hep olmayacak hayaller kurarım
bu geniş merdivenlerin başında.
Tek kişilik bankları bana ayırırlar,
en güzel ben otururum oralara.
Nereden geldiğimi ben bilmem,
nereye gideceğimi onlar bilmez.
Geceleri gölgeme basarlar yanlışlıkla,
sabah olunca canım yanar.
Ben bu şehrin mavi hayaleti,
kimsenin haberi yok yaşadığımdan.
Sokak hayvanlarıyla yürürüm,
sokak aralarında yere düşen
kıymetli cümleleri görürüm.
Ne yazık, korkuyorum farkedilmekten,
aynı zamanda böyle tenha ölmekten.
Ben bu şehrin mavi hayaleti.
Vakit geldiyse eğer,
birazdan terk edeceğim hepinizi.