Alsancak’ın arka sokaklarında Madonna’ya rastlıyorum.
Konuşmaya başladıktan birkaç saniye sonra,
bir şeylerden haberimin olmadığını,
kullanılan kelimelerin gitgide yabancılaşmasından anlıyorum.
Neyden haberimin olmadığını anlamak isteyip istemediğimden emin değilim.
Tahmin etmek istemiyorum.
Konuşmayı bitirmek istemiyorum.
Onunla sevişmek istemiyorum.
Onunla şarap içmek istemiyorum.
Gözlerine bakmak istemiyorum.
Birkaç saniyelik sessizlikten sonra cebimde kalan son kağıt parçasını çıkartıp ona uzatıyorum.
“Bu kadar şiir yeter artık” deyip uzaklaşmaya başlıyor.
…
Yine şu eski Madonna,
yine yalnız kalıyorum.